Bağlanma

Bağlanma; biyolojik ve psikolojik bir ihtiyaçtır ve insan doğduğu andan itibaren onu besleyen kişilerle arasında bir bağ kurar. Fakat bu bağın ne şekilde gerçekleşeceği iki kişi arasındaki duygusal ve fiziksel temas ile yakından ilişkilidir. Bağlanma sayesinde bebeklerde güven duygusu oluşur ve bu temel duygu bireyin tüm gelişimini etkiler.

            Bağlanma beraberinde ayrılma kaygısı ve yabancılardan korkma gibi durumları beraberinde getirmektedir ve bunlar sağlıklı bir yaşam için gerekli olan unsurlardır. Ayrılık kaygısı; bebeğin bakım veren kişiyi görmediğinde kendisini güvende hissetmeme hissiyatı olup, yabancı korkusu ise tanınmayan bir kişinin yanında bulunmasıyla bebeğin duyduğu histir. Her iki his de bebeğin güvenliği için önemlidir.

Erken çocukluk döneminde bakım veren kişiyle kurulan bağ güvenli bağ ve güvensiz bağ olarak incelenebilmektedir. Güvensiz bağlar ise; güvensiz kaçıngan, güvensiz dirençli ve güvensiz dağınık olarak ele alınabilir. Eğer bakım veren kişi çocuğun erken yaştaki ihtiyaçlarını karşılayabilir, gerekli olumlu tepkileri verebilir, çocuğun çevresini keşfetmesine izin verir ve onu duygusal anlamda kabul edebilirse güvenli bağ meydana gelir. Güvensiz kaçıngan bebekler genellikle bakım veren ile çok az ilişkiye girer. Güvensiz dirençli bebekler, anneye yapışır ve hiçbir yere gitmesine izin vermezler. Güvensiz dağınık bebeklerin hareketleri çelişkilidir, anne ortamdan ayrıldığında şaşırır, geri geldiğinde ise bu şaşkınlık devam eder.

Güvensiz bağlanma sonucunda çeşitli bağlanma bozuklukları meydana gelebilmektedir. Bunlar; bağlanamama, gelişigüzel bağlanma, ketlenmiş bağlanma ve saldırgan bağlanma, rol değişimli bağlanma şeklinde görülebilir. Bağlanamama; bu çocuklar genellikle ortamdan kopuk davranışlar sergiler ve herhangi bir figüre bağlanma onlar için çok güçtür. İlişki geliştirme ve derinleştirmede sorun yaşarlar. Gelişigüzel bağlanma; sadece bir problemi olduğunda yetişkinden yardım talep etme mevcuttur. Yetiştirme yurtlarında büyümüş çocuklarda daha sık rastlanır. Ketlenmiş bağlanma; utangaç yapıdadırlar, bakım veren kişiye yapışık olarak gezebilirler. Anaokuluna ve okula başlama onlar için büyük bir sorundur. Bakım verenin aşırı baskın olduğu durumlarda gözlenebilir. Saldırgan; genellikle öfkeli bir tutum sergilerler, fiziksel şiddete maruz kalma veya tanık olma nedeniyle olabilmektedir. Rol değişimli bağlanma; ise çocuğun bakım veren gibi davrandığı, cezalandırıcı bir tutum ya da keyfi tutumlar sergileyebildiği bağlanma sorunudur.

Bağlanma problemi yaşayan ailelerde Oyun Terapisi sıkça kullanılan bir yöntemdir. Çocuğun gelişim özellikleri göz önünde bulundurularak 0-10 yaş arasında kullanılabilen bu yöntemde yeniden bağ kurma ve travma ile çalışılabilmektedir.